Mebus , Arapça kökenli bir kelime olup, "gönderilen kimse" anlamına gelir
Mebus kelimesinin bazı anlamları :
Mebus, yasama organında halkı temsil eden seçilmiş kişidir. Mebusun bazı görevleri: Mecliste kanun teklif etmek ve tartışmalara katılmak. Halkın sorunlarını ve taleplerini meclise taşımak. Yasaların hazırlanmasına ve kabul edilmesine katkı sağlamak.
Meclis-i Mebusan ve Meclis-i Ayan arasındaki bazı farklar şunlardır: Seçim Şekli: Meclis-i Mebusan üyeleri halk tarafından seçilirken, Meclis-i Ayan üyeleri padişah tarafından atanırdı. Görev Süresi: Meclis-i Mebusan üyeleri 4 yıllığına seçilirken, Meclis-i Ayan üyeleri ömür boyu görev yapardı. Toplantı Şekli: Meclis-i Mebusan çalışmalarını açık oturum şeklinde yaparken, Meclis-i Ayan çalışmalarını kapalı oturum şeklinde yapardı. Üye Sayısı: Meclis-i Ayan'ın üye sayısı, Meclis-i Mebusan'ın üye sayısının üçte birini geçmezdi. Yetki: Meclis-i Ayan daha çok danışma ve denetleme yetkisine sahipti, kanun yapma veya değiştirme hakları vardı.
Mebusan Meclisi, 1920 yılında İstanbul'un İtilaf Devletleri tarafından işgal edilmesi nedeniyle kapatıldı. Ayan Meclisi ise Mebusan Meclisi ile birlikte Genel Parlamento'yu (Meclis-i Umûmî) oluşturuyordu. Ayan Meclisi'nin kapatılma nedeni hakkında bilgi bulunamadı. Mebusan Meclisi'nin kapatılmasının ardından, ulusal kurtuluş mücadelesi için Ankara'da Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) kuruldu.
Mebus ve milletvekili terimleri aynı kişiyi ifade eder. Mebus, Osmanlı İmparatorluğu döneminde kullanılan bir terim olup, parlamento üyesi anlamına gelir. Milletvekili ise, modern dönemlerde halkın oylarıyla seçilen ve yasama organı olan meclise katılan temsilcileri tanımlamak için kullanılan genel bir terimdir.
Meclis-i Âyan (Ayan Meclisi), Osmanlı Devleti'nin Meşrutiyet sistemi içinde bir senato veya üst kamara benzeri bir kurumdur. Meclis-i Mebûsan (Mebusan Meclisi) ise Osmanlı İmparatorluğu'nda 1876 Anayasası ile kurulan halkın temsilcilerinden oluşan yasama organıdır. Bazı farklar: Üyelerin seçimi: Meclis-i Mebûsan'ın üyeleri halk tarafından seçilirken, Meclis-i Âyan'ın üyeleri padişah tarafından seçilir. Görev süresi: Meclis-i Mebûsan üyeleri 4 yıllığına seçilirken, Meclis-i Âyan üyeleri ömür boyu görev yapar. Çalışma şekli: Meclis-i Mebûsan çalışmalarını açık oturum şeklinde yaparken, Meclis-i Âyan çalışmalarını kapalı oturum şeklinde yapar. Üye sayısı: Meclis-i Âyan'ın üye sayısı, Meclis-i Mebûsan'ın üye sayısının üçte birini geçmez.
Son Osmanlı Mebusan Meclisi'nin aldığı önemli kararlar arasında şunlar yer alır: Misak-ı Milli Kararları: 22 Ocak 1920'de sunulan ve 17 Şubat 1920'de kabul edilen bu kararlar, devletin ve milletin geleceğini belirleyen esasları içerir. İstanbul'un güvenliği: İstanbul şehri ve Marmara'nın güvenliği her türlü tehlikeden uzak tutulmalıdır. Boğazlar: Çanakkale ve İstanbul boğazlarında ticari serbesti ve ulaştırma, ilgili devletlerin oy birliği ile verecekleri karara bağlı kalacaktır. Azınlık hakları: Azınlıkların hakları, komşu ülkelerdeki Müslüman halkın haklarının korunması şartı ile kabul edilecek ve sağlanacaktır. Milli ve iktisadi gelişim: Milli ve iktisadi gelişmeyi mümkün kılmak amacıyla tam serbesti ve istiklal sağlanması, siyasi, hukuki, mali gelişime engel olan sınırlandırmaların kaldırılması gerekecektir. Meclis, Mustafa Kemal Paşa'nın bazı isteklerini ise gerçekleştirememiştir: Meclis başkanı seçilmesi. Felah-ı Vatan grubunun kurulması. 16 Mart 1920'de İstanbul'un İtilaf Devletleri tarafından işgal edilmesiyle meclis kapatılmıştır.
Mebusan ve mebus arasındaki fark şu şekildedir: - Mebus, Osmanlı döneminde kullanılan ve "gönderilmiş, gönderilen, yollanan" anlamına gelen Arapça kökenli bir kelimedir. - Mebusan ise, "temsil eden" anlamına gelir ve Osmanlı Devleti döneminde meclisi ifade etmek için "Meclis-i Mebusan" olarak kullanılmıştır. Dolayısıyla, mebus tek bir kişiyi, mebusan ise bir meclisi ifade eder.
Blog