Külli halefiyet , bir malvarlığının, hem aktifi (varlıkları) hem de pasifi (borçları) ile birlikte, tek bir hukuki işlemle bir kimseden başka bir kimseye geçmesi anlamına gelir
Külli halefiyetin bazı özellikleri :
Örnekler :
Birinin halefi olmak, onun ardından gelip makamına geçmek, selefin karşıtı olmak ve ardıl olmak anlamlarına gelir. Ayrıca, gündelik yaşamda değil, daha çok edebi eserlerde ve yazılı kaynaklarda kullanılan bir kelimedir. Hukuk dilinde ise halef kelimesi, bir kişiye ait tüm haklara sahip olmak anlamında kullanılır.
Mirasta kök içinde halefiyet, zümre başının mirasçılığına engel bir durum çıkması halinde (örneğin, miras bırakanın zümre başından önce vefat etmesi, mirası reddetmesi, mirastan yoksun bırakılması veya altsoyun mirasçılığını etkilemeyecek şekilde mirasçılıktan çıkarılmış olması gibi), zümre başının altsoyunun onun yerine geçerek mirasçı olması durumunu ifade eder. Bu ilke, özellikle şu durumlarda uygulanır: Birinci zümre mirasçıları için: Miras bırakanın çocukları hayatta ise, torunları mirasçı olamaz. İkinci zümre mirasçıları için: Anne ve baba miras bırakandan önce ölmüşse, onların yerine kardeşleri (dayı, amca, hala, teyze) geçer. Üçüncü zümre mirasçıları için: Büyükanne ve büyükbaba miras bırakandan önce ölmüşse, onların yerine çocukları (amca, dayı, hala, teyze) geçer. Kök içinde halefiyet ilkesinin uygulanabilmesi için, mirasçılığına engel çıkan zümre başının altsoyunun bulunması gerekir; altsoy yoksa bu ilke uygulanmaz.
Halef selef olmak, "biri ötekinin makamını alan" anlamına gelir. Halef, görevi devralan, yerine geçen kişidir. Selef ise görevi devreden, önceki kişidir.
Külli kelimesi, Arapça kökenli olup "bütüne ve genele ilişkin" anlamına gelir. Ayrıca, "külli" kelimesinin bazı diğer anlamları şunlardır: Umumi, bütün, çok, ziyade, fazla. Bir müellifin bütün eserleri (külliyat). Osmanlı İmparatorluğu'nda Arap vilayetlerinde bazı medreselere verilen üniversite karşılığı ad (külliye).
Halef, Arapça kökenli bir kelime olup, "birinin ardından gelip onun makamına geçen kimse, ardıl, selef karşıtı" anlamına gelir. Ayrıca, fıkıh literatüründe aslın zıttı olarak, aslın yerine geçen anlamında da kullanılır. Örnek cümleler: "Birisinin halefi olmak, o kişiye ait tüm haklara sahip olmak anlamına gelir". "Müvekkilin yerine iş gören vekil, onun halefidir".
Halef ve selef, hukuk alanında da kullanılan, bir makamın önceki ve sonraki sahiplerini ifade eden kavramlardır. Selef, görevi devreden, önceki kişidir. Halef ise görevi devralan, sonraki kişidir. Bu terimler, özellikle devlet makamlarında yaşanan görev değişimleri sırasında sıkça kullanılır.
Hukukta halefiyet, bir kişinin başka birinin yerine geçmesi anlamına gelir. Borçlar hukuku anlamında halefiyetin tanımı, Türk Borçlar Kanunu'nda özel olarak yapılmamıştır. Ancak, bu kavramın düzenlendiği bazı maddeler şunlardır: haksız fiil sorumluluğuna ilişkin 62. madde; müteselsil sorumluluğa ilişkin 168. madde; bölünemez borca ilişkin 85. madde; kefalete ilişkin 596. madde; borçtan şahsen sorumlu olmayan üçüncü kişilerce ifaya ilişkin 127. madde. Ayrıca, Türk Ticaret Kanunu'nun mal ve sorumluluk sigortalarına ilişkin 1472. ve 1482. maddelerinde, Türk Medeni Kanunu'nun 884. maddesinde de halefiyete yer verilmiştir. Halefiyet kavramı, genellikle zarar ve sorumluluk sigortalarında karşımıza çıkar.
Hukuk
Külli halefiyet ne demek?
Kiracılı ev satılırsa ne olur?
Kısasa kısas neden uygulanır?
Kırkağaç 6. Jandarma Komando Eğitim Alayı nereye gönderiyor?
Kuruma teslim ve kuruma ibraz arasındaki fark nedir?
Keşif yapmak ne demek?
Kimlik yenileme 10 yıl sonra zorunlu mu?
Keçiören Belediyesi hangi parti kazandı?
Kimler yeminli tercüman olabilir?
Kesinleşen icra takibi nasıl devam eder?