Kinayenin amaçları arasında şunlar yer alır:
Kinayede asıl kastedilen, mecaz anlamdır; ancak gerçek anlamın da anlaşılmasına engel olacak bir ipucu bulunmaz
Kinayeli bir sözün nasıl anlaşılacağına dair bazı bilgiler şu şekildedir: Kinayeli sözlerde hem gerçek hem de mecaz anlam bulunur, ancak mecaz anlam daha baskındır. Kinayeli sözlerde asıl kastedilen, mecaz anlamdır. Kinayeli sözlerde, ibarenin içinde geçen gerçek anlamdaki unsura “meknî bih”, işaret edilen ve söz içinde geçmeyen unsura da “meknî anh” adı verilir. Kinayeli sözlerde, kelimenin gerçek anlamına baskın gelmesi için, asıl amacın dolaylı olarak alay, ima ve şaka amaçlı işaret edilerek ifade edilmesi gerekir. Kinayeli söz örnekleri şu şekildedir: “Arkadaşın dayısı güçlüdür, halleder.” “Bırak onu, burnu büyük adamdan hayır gelmez.” “Çocukların velvelesi, herkesi ayağa kaldırdı.” “Ne yapsın, ayağı kaydı bir kere.” “Böyle yürürseniz mahalleye yatsıya varırsınız.” “Bu taşı bize dostumuz atıyorsa durup düşünmemiz gerekir.” “Ey benim sarı tamburam, sen ne için inilersin.” Kinayeli sözlerle ilgili daha fazla bilgi için aşağıdaki kaynaklar kullanılabilir: tr.wikipedia.org; dilbilgisi.org; turkedebiyati.org; edebiyatvesanatakademisi.com.
Hayır, tariz ve kinaye aynı şey değildir. Kinaye, bir sözü benzetme amacı gütmeden ve sözün gerçek anlamını düşünmeye engel bir ipucu olmaksızın, gerçek anlamı dışında mecazlı anlamda kullanmaya denir. Tariz ise, söylenen sözle bir yön gösterilip onun tam tersinin kastedilmesi olarak tanımlanır. Her iki sanat da edebî bir sanat olması noktasından yalan sınıfına girmediği için, mevzunun dışında tutulur.
Kinaye (Değinmece): Bir sözün, benzetme amacı güdülmeden, hem gerçek hem de mecaz anlamını düşündürecek biçimde kullanılmasıdır. Tariz (Dokundurma): Söylenen sözle bir yön gösterilip, onun tam tersinin kastedilmesidir. 9. sınıf düzeyinde kinaye ve tariz konuları, edebiyat derslerinde söz sanatları başlığı altında işlenir.
Kinayeli anlatım, cümlede ifade edilen düşüncenin, genellikle alaycı biçimde, tersini kasteden anlatım biçimidir.
Kinayeli söz söylemek, bir düşünceyi dolaylı yoldan, üstü kapalı, dokunaklı veya sitemli bir şekilde ifade etmek anlamına gelir. Kinaye, aynı zamanda bir söz sanatı olarak da kabul edilir ve edebiyatta sıkça kullanılır. Kinayeli söyleyiş, ise söylenenlerin tam tersini kastetmeyi ifade eder ve genellikle alaycı bir dille yapılır.
Kinaye (değinmece) örneklerinden bazıları şunlardır: “Arkadaşın dayısı güçlüdür, halleder.” “Bırak onu, burnu büyük adamdan hayır gelmez.” “Çocukların velvelesi, herkesi ayağa kaldırdı.” “Çok zahmet çektik, sonunda ayağımız düze bastı.” “Ne yapsın, ayağı kaydı bir kere.” “Böyle yürürseniz mahalleye yatsıya varırsınız.” “Bu taşı bize dostumuz atıyorsa durup düşünmemiz gerekir.” “Ey benim sarı tamburam Sen ne için inilersin - İçim oyuk derdim büyük Ben onun’çün inilerim.” “Ben toprak oldum yoluna Sen aşırı gözetirsin Şu karşıma göğüs geren Taş bağırlı dağlar mısın?” “Yokuş çıkmayı göze almayanlar hep çukurda kalır.” Kinaye, karşıdakini incitmeden iğnelemede ve hafif, zarif bir biçimde alaya almada kullanılır.
İma ve kinaye aynı şey değildir, ancak birbiriyle ilişkili kavramlardır. İma, bir şeye, ünlü bir kişiye, olaya veya duruma doğrudan atıfta bulunmak yerine, dolaylı ve sessiz bir gönderme yapma şeklidir. Kinaye ise, bir sözü gerçek anlamının da kastedilmiş olması mümkün olmakla birlikte, gerçek anlamı dışında kullanma sanatıdır. Dolayısıyla, ima kinayenin bir türü olarak değerlendirilebilir, ancak her ima kinaye sayılmaz.