Hücre tanıma reseptörleri iki ana gruba ayrılır:
Örüntü Tanıma Reseptörleri (PRR) . Bağışıklık sistemi hücreleri tarafından üretilen bu reseptörler, mikrobiyal patojenler veya hücresel stresle ilgili molekülleri tanır. Örnekler arasında Toll-benzeri reseptörler (TLR) ve mannoz reseptörü bulunur
Sinyal Transdüksiyon Reseptörleri . Hücre dışındaki bir sinyali hücre içine taşıyan proteinlerdir. Bu reseptörler, ligandlarına ve işlevlerine göre farklı tiplere ayrılır:
Ayrıca, endositik reseptörler bazı besinlerin hücre içine alınmasını sağlar
Hücre zarının beş özelliği şunlardır: 1. Seçici geçirgenlik: Hücre zarları, belirli moleküllerin geçişine izin verirken diğerlerinin geçişini engeller. 2. Esneklik: Hücre zarları esnek bir yapıya sahiptir. 3. Akışkanlık: Zardaki fosfolipit tabakası sürekli hareket hâlindedir ve bu durum zara esneklik sağlar. 4. Protein ve lipit içeriği: Hücre zarları, protein, lipit ve karbonhidrat moleküllerinden oluşur. 5. Görev çeşitliliği: Hücre zarları, madde alışverişini sağlama, hücreyi dış etkilerden koruma ve hücreye şekil verme gibi çeşitli görevler üstlenir.
Hücre zarı, hücrenin dış kısmında bulunan, molekülleri özelliklerine göre hücre içine alan veya dışarı bırakan seçici geçirgen bir katmandır. Hücre zarının temel görevleri: Hücre içi ortamın özgün bileşimini korumak ve dış ortamdan ayırmak. Madde alışverişini sağlamak: Hücrenin atıklarını dışarı atmak, gerekli maddeleri içeri almak. Hücreye şekil vermek ve canlı yapısını korumak. Komşu hücrelerle iletişimi ve madde alışverişini sağlamak. Hücrenin beslenmesine yardımcı olmak ve metabolizma atıklarının dışarı atılmasını sağlayarak iç ortamı düzenlemek. Hücrenin yıpranan kısmını onarmak. Hücre zarı, dinamik ve esnek bir yapıya sahiptir; protein ve fosfolipitlerden oluşur.
Kupffer hücrelerinde bulunan bazı reseptörler: SR-AI/II reseptörü. Fc reseptörleri. Karbohidrat reseptörleri. Kemotaktik peptid reseptörleri. Extracellular matriks reseptörleri. Ayrıca, Kupffer hücreleri insülin, glukagon, galaktozamin/N-asetil galaktozamin (Gal/GalNAC), laktat dehidrogenaz, karsinoembriyonik antijen (CEA), platelet aktivating factör (PAF) gibi çeşitli reseptörlere de sahiptir.
Reseptörleri uyaran maddelere uyaran (stimulus) veya uyartı denir. Örneğin, kemoreseptörler kimyasal maddelere, mekanoreseptörler basınç ve dokunma gibi mekanik uyarılara, termoreseptörler ise ısı değişikliklerine duyarlıdır.
Reseptörlerin temel görevi, hücrelerin iç kısımlarında ya da yüzeylerinde yer alarak sinyal moleküllerini (ligand) almak ve buna bağlı olarak hücresel tepkileri başlatmaktır. Reseptörlerin diğer görevleri: Hücresel açma-kapama düğmesi görevi: Hücre içindeki belirli aktiviteler için reseptörler, açma-kapama düğmesi gibi çalışarak hücrenin ne yapacağını belirler. Enerji dönüşümü: Reseptörler, enerjiyi impulsa (uyarma sonucu bir sinir teli boyunca meydana gelen kimyasal ve elektriksel değişiklik) dönüştürür. Hücre iletişimi: Reseptörler, hücrelerin dış çevre ile ve kendi aralarında bulunan ilişkilerini düzenler. Reseptörler, sinyal transdüksiyonunda yer alan proteinler olarak iki ana şekilde tanımlanabilir: 1. Hücre yüzey reseptörleri: Hücre dışındaki bir sinyali hücre içine taşır. 2. Hücre içi reseptörler: Hücre çekirdeğinde bulunur ve steroid veya intrakrin peptit hormonlara bağlanarak gen ifadesini düzenler.
Hücre, tüm canlıların en küçük yapı ve işlev birimidir. Hücreler, yapısal ve işlevsel özelliklerine göre iki ana gruba ayrılır: 1. Prokaryot hücreler: Çekirdeği olmayan, basit yapılı hücrelerdir (bakteriler ve arkeler). 2. Ökaryot hücreler: Çekirdeğe ve zarla çevrili organellere sahip, daha gelişmiş hücrelerdir (hayvan, bitki, mantar ve protist hücreleri). Hücrenin temel bileşenleri: Hücre zarı: Hücreyi çevreleyen, seçici geçirgen bir yapıdır. Sitoplazma: Hücre zarı ile çekirdek arasında kalan, yarı akışkan bir maddedir. Çekirdek: Ökaryot hücrelerde DNA’nın bulunduğu merkezdir. Hücreler, büyüme, çoğalma, metabolizma ve madde alışverişi gibi hayati işlevleri yerine getirir.
Hücre biyolojisi, hücrelerin fizyolojik özellikleri, yapıları ve işlevleri ile ilgili çalışmaları içeren bir biyoloji dalıdır. Bu çalışmalar, hem mikroskopik hem de moleküler düzeyde yapılır. Hücre biyolojisinin bazı alt dalları şunlardır: hücre enerjisi ve biyokimyasal mekanizmalar; hücre genetiği ve proteinlerle ilişkisi; hücre içi kısımlar; hücre iletişimi ve işaretleşme; hücre döngüsü. Hücre biyolojisi, aynı zamanda "sitoloji" olarak da adlandırılır.
Eğitim
Hukuk için Uludağ mı Marmara mı?
Hendeshane ve Mühendishane arasındaki fark nedir?
Hiper zeka yayınları zor mu?
Hazar Denizinin altında ne var?
Hangi ülkede gece ve gündüz süresi daha uzun sürer?
Jeff Bezos'un gençliği nasıldı?
Herakleitos neden karanlık filozof?
Hava balonları neden sıcak hava ile doldurulur?
II. Bayezid hangi toprakları kaybetti?
Hangi sayıların çarpma işlemine göre tersleri yoktur?
Jeoloji ve jeomorfoloji neden birleşir?
Hava olayları ve iklim özellikleri nasıl belirlenir?
Hidrojel ne işe yarar?
Japon Denizinde neden tsunami olur?
Hangi bilim insanları okula gitmedi ama çok başarılı oldu?
Hangi durumlarda kayıt dondurulur?
Kafa Dengi Yayınları AYT zor mu?
ISS'in açılımı ne?
Japonların eğitim sistemi neden başarılı?
Junior ve senior grafik tasarımcı farkı nedir?
HRpeak testinde neler soruluyor?
IB eğitimi zor mu?
Hangi gezegenlerin 6 uydusu vardır?
Hidrasyon ve hidroliz arasındaki fark nedir?
Hız nasıl hesaplanır fizik resim?
Işığın her yöne yayılması nasıl ispatlanır?
Jüpiter'in en belirgin özelliği nedir?
Hangi sayılar sihirli sayıdır?
Hücrede solunum nerede gerçekleşir?
IL-1 hangi hücreleri uyarır?
Hayvanların bilimsel isimleri nelerdir?
Kalorinin birimi ısı mı?
Hipodrom ne anlama gelir?
Isı iletkeni ve ısı yalıtkanı nedir?
Hız ve zaman grafiğinden ivme nasıl bulunur?
Hücre organellerinin görevleri nelerdir 5. sınıf?
Jüpiter neden bu kadar büyük görünüyor?
Kafatasında kaç tane dikiş var?
Hiroşima ve Nagazaki'ye kaç tane atom bombası atıldı?
Joule ve kalori aynı şey mi?