Makevedofiilleri arasındaki temel fark, kullanım alanlarıdır: Make: Genellikle bir şey yaratmak veya üretmek anlamında kullanılır. Ayrıca, soyut durumlar için de kullanılabilir Do: Günlük görevler, rutin aktiviteler ve genel eylemler için tercih edilir


Make ve do arasındaki fark nedir?

Make ve do fiilleri arasındaki temel fark, kullanım alanlarıdır:

  • Make : Genellikle bir şey yaratmak veya üretmek anlamında kullanılır. Ayrıca, soyut durumlar için de kullanılabilir
  • Do : Günlük görevler, rutin aktiviteler ve genel eylemler için tercih edilir

Örnekler :

  • Make : "She made a cake for the party" (Parti için bir kek yaptı)
  • Do : "She does the shopping on Fridays" (Cuma günleri alışveriş yapar)

Özetle :

  • Make : Yeni bir şey ortaya çıkarma, üretim.
  • Do : Günlük işler, görevler, rutin aktiviteler.

Make ve do 3 halleri aynı mı?

Hayır, "make" ve "do" fiillerinin üç hali aynı değildir. "Make" fiili: Present Simple: makes. Past Simple: made. Past Participle: made. "Do" fiili: Present Simple: does. Past Simple: did. Past Participle: done. Bu fiillerin kullanım alanları farklıdır; "make" genellikle bir şey yaratmak veya üretmek, "do" ise aktiviteler, görevler veya genel eylemler için kullanılır.

Make ve makes farkı nedir?

"Make" ve "makes" arasındaki fark, kullanımlarına göre değişir: - "Make", birinci tekil şahıs (I), ikinci tekil şahıs (you), çoğul şahıslar (we, they) için kullanılır. - "Makes" ise üçüncü tekil şahıs (he, she, it) için kullanılır. Bu nedenle, cümlenin öznesine ve anlamına göre doğru fiili seçmek önemlidir.

Make hangi durumlarda made kullanılır?

Make fiilinin "made" hali, genellikle şu durumlarda kullanılır: Geçmiş zaman (Simple Past). Present Perfect Tense. Past Perfect Tense. Edilgen yapı (Passive Voice). Ayrıca, "make" fiili birini bir şey yapmaya zorlamak veya bir şeyin olmasına neden olmak gibi durumlarda da "made" olarak kullanılabilir.

Make ne anlama gelir?

Make kelimesi İngilizcede "yapmak" anlamına gelir. Kelimenin diğer anlamları arasında aşağıdakiler yer alır: oluşturmak, imal etmek, üretmek; elde etmek, kazanmak; inşa etmek; zorlamak, yaptırmak; varmak, ulaşmak, gitmek. Örnek cümleler: Can you make me a sandwich? (Bana bir sandviç yapar mısın?). He made a playlist of his favorite songs. (En sevdiği şarkılardan bir çalma listesi oluşturdu). They are making a new bridge across the river. (Nehir boyunca yeni bir köprü inşa ediyorlar). He made a lot of money last year. (Geçen yıl çok para kazandı). The coach made him run faster. (Koç onu daha hızlı koşmaya zorladı).

Diğer Blog Yazıları