Matbaa kelimesi Arapça kökenlidir
"Basım işlerinin yapıldığı yer" anlamına gelir
Kelimenin kökeni şu şekildedir:
Hayır, matbu ve matbaa aynı şey değildir. Matbu, "basılmış kâğıt" anlamına gelir ve matbaada ya da yazıcıda basılmış evrakları tanımlamak için kullanılır. Matbaa ise, baskı işlerini gerçekleştiren yer veya baskı cihazıdır.
Matbaa, Arapça kökenli bir kelimedir. Arapça "مطبعة" (matˤbuʕa(tun)) sözcüğünden türetilmiştir.
Matbaanın ilk nerede ve ne zaman icat edildiği konusunda farklı görüşler bulunmaktadır. Çin. Avrupa. Matbaanın batıya yayılmasında, Türkler ve Müslümanlar aracılığıyla Doğu Türkistan'da yaşayan Uygur Türkleri'nin katkısı olduğu da ifade edilmektedir.
Matbaa çeşitleri şu şekilde sıralanabilir: Ofset baskı. Dijital baskı. Serigrafi baskı. Flekso ve tifdruk baskı. Bunların dışında tipo baskı, ağaç oyma kalıplarla baskı, gravür baskı, termal baskı gibi farklı matbaa teknikleri de bulunmaktadır.
Matbaa, metin ve görüntülerin genellikle kâğıt gibi yüzeyler üzerine basılarak çoğaltılmasını sağlayan bir baskı teknolojisidir. Matbaanın ilk kez kullanımı Uzak Doğu’da başlamış, bugünkü anlamda büyük gelişimi ise Avrupa'da Johannes Gutenberg'in ilk matbaayı icat etmesiyle gerçekleşmiştir.
İlk matbaa, Antik Çin uygarlığına aittir. Çin'de ilk matbaa, MS 593 yılında kullanılmış, ilk basılı gazete ise MS 700 yılında çıkmıştır. Ancak, matbaanın Avrupa'da daha da geliştirilmesi ve modern hale getirilmesi, 1450 yılında Alman mucit Johannes Gutenberg'in çalışmalarıyla mümkün olmuştur.
Eski zamanlarda matbaa, farklı medeniyetlerde çeşitli yöntemlerle gelişmiştir: Çin'de Matbaa: İlk matbaa, ağaç oyma tekniği ile MS 593 yılında Çin'de kurulmuştur. Avrupa'da Matbaa: 1450 yılında Johannes Gutenberg, metal harflerle basım tekniğini geliştirerek hareketli tip matbaayı icat etmiştir. Diğer Medeniyetlerde Matbaa: 9. yüzyılda Japonya'da ve 10. yüzyılda Arap dünyasında blok baskı teknikleri kullanılmıştır. Bu erken matbaa yöntemleri, modern matbaacılığın temelini oluşturmuş ve zamanla gelişmiştir.