Kalp krizi sonrası vücutta şu değişiklikler meydana gelebilir:
Kalp krizi sonrası yaşam tarzı değişiklikleri (sigarayı bırakmak, sağlıklı beslenmek, düzenli egzersiz yapmak) ve düzenli sağlık kontrolleri, iyileşme sürecini destekler ve tekrarlama riskini azaltır
Erkeklerde kalp krizi belirtileri genellikle şu şekilde ortaya çıkar: Göğüs ağrısı veya sıkışma hissi. Sol kola, boyuna, çeneye veya sırta yayılan ağrı. Nefes darlığı. Soğuk terleme. Bulantı ve kusma. Baş dönmesi ve bayılma hissi. Yoğun halsizlik. Çarpıntı veya düzensiz kalp atışı. Bu belirtilerden biri veya birkaçı hissedildiğinde zaman kaybetmeden acil sağlık hizmetlerine başvurulmalıdır. Kalp krizi belirtileri kişiden kişiye farklılık gösterebilir ve bazı durumlarda sessiz ilerleyebilir.
Kalp krizi sonrası yoğun bakım süresi, hastanın durumuna bağlı olarak 2 gün ile 10 gün arasında veya daha uzun olabilir. Yoğun bakım ünitesinde kalış süresi, klinik duruma, tedaviye verilen yanıta ve komplikasyon gelişme riskine göre belirlenir.
Kalp krizinin ilk ve en yaygın belirtisi göğüste ağrı, baskı ve sıkışma hissidir. Diğer ilk belirtiler arasında şunlar yer alır: Nefes darlığı; Soğuk terleme; Bulantı ve kusma; Baş dönmesi; Yoğun halsizlik. Bu belirtilerden biri ya da birkaçı hissedildiğinde zaman kaybetmeden acil sağlık hizmetlerine başvurulmalıdır.
Kalp krizi geçiren bir kişinin ölmesinin temel nedeni, kalp kasının yeterli kan akışı ve oksijen alamaması sonucu hasar görmesi ve fonksiyonlarını kaybetmesidir. Kalp krizi sırasında yaşanan bazı durumlar, ölüme yol açabilir: Ritim bozuklukları: Kalp krizinde, özellikle ilk saatlerde ortaya çıkan ritim bozuklukları hayati risk oluşturur. Kalp fonksiyonlarının zayıflaması: Kalp kasının zarar görmesi, kalbin kan pompalama gücünü zayıflatır ve kalp fonksiyonlarını kalıcı olarak etkileyebilir. Kalp krizine erken müdahale edilmemesi, ciddi kalp dokusu kaybına ve ölüme yol açabilir.
Kalp krizi en çok şu durumlarda meydana gelir: Koroner arter hastalığı: Kalp krizlerinin büyük çoğunluğu, bu damarların daralması veya tıkanması sonucu oluşur. Yüksek kolesterol: Kanda kötü kolesterol (LDL) seviyesinin yüksek olması, damar duvarlarında plak birikimine neden olur. Yüksek tansiyon (hipertansiyon): Sürekli yüksek tansiyon, damar duvarlarını zayıflatır ve tıkanmalara zemin hazırlar. Şeker hastalığı (diyabet): Kan şekerinin yüksek olması, damarların yapısını bozarak kalp krizine yatkınlık oluşturur. Obezite ve hareketsiz yaşam: Kilo fazlalığı, kalp üzerindeki yükü artırır ve damar tıkanıklığını hızlandırabilir. Yoğun stres ve ani duygusal tepkiler: Özellikle aniden gelen aşırı stres, kalbin elektriksel aktivitesini bozabilir. Genetik faktörler: Ailede kalp hastalığı öyküsünün olması riski artırır. Bu faktörlerin bir ya da birkaçının bir arada bulunması, kişinin kalp krizi geçirme riskini önemli ölçüde artırır.
Kalp krizi geçiren bir hastaya ilk müdahale şu şekilde yapılmalıdır: 1. Acil yardım çağrılmalıdır. 2. Hasta rahatlatılmalıdır. 3. Nefes desteği sağlanmalıdır. 4. Aspirin verilmelidir. 5. Kalp masajı (CPR) uygulanmalıdır. Kalp krizi, hayati tehlike oluşturan bir durumdur. Bu nedenle, ilk yardım bilgisi olmayan kişilerin müdahale etmemesi ve ambulansın beklenilmesi önemlidir.
Kalp krizi belirtileri, krizden birkaç gün önce başlayabilir ve ani yorgunluk, nefes darlığı gibi hafif semptomlarla kendini gösterebilir. Kalp krizi ağrısı genellikle 15-30 dakika ya da daha uzun sürer ve dinlenmekle geçmez, acil müdahale gerektirir. Belirtilerin tam olarak ne kadar süreceği kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. Kalp krizi belirtileri fark edildiğinde, en kısa sürede bir sağlık birimine başvurulması önerilir.
Sağlık
Kalbi çok kırık olan kişiye ne denir?
Kalça kırığı kaç ayda iyileşir?
Kalın bağırsağın ilk bölümü neden önemlidir?
Kadınlarda basen neden olur?
Hiper sperm nedir?
Kalp hastaları hangi engel grubuna girer?
Kalp kası yüzde kaç çalışmalı?
Hormon eksikliği halsizlik yapar mı?
Huzurevi ve bakım merkezi farkı nedir?
K vitamini vücutta ne kadar olmalı?