Hitit uygarlığının zengin olmasının temel nedenleri şunlardır:
Tarım ve Hayvancılık : Hitit ekonomisi, verimli toprakları sayesinde tarım ve hayvancılığa dayanıyordu. Topraklar, kralın malı kabul edilirdi ve bu da tarımsal üretimin devlet kontrolünde olmasını sağlardı
Ticaret : Hititlerin, Mezopotamya ve diğer bölgelerle yaptığı ticaret, ekonomik kalkınmalarını hızlandırdı. Asurlu tüccarlar, Anadolu'ya tekstil ürünleri ve kalay getirirken, altın, gümüş ve bakır alıyorlardı
Maden İşlemeciliği : Hititlerde maden işlemeciliği gelişmişti ve bu da ekonomik faaliyetlere katkı sağlıyordu
Hukuk ve Yönetim : Hitit kanunları, mülkiyet haklarını koruyarak ekonomik faaliyetlerin düzenli bir şekilde yürütülmesini sağladı. Ayrıca, merkezi otoritenin güçlü olması ve kralın başrahip ve başkomutan olması, devletin istikrarını artırdı
Hititlerin en önemli özelliklerinden bazıları şunlardır: Çok tanrılı din anlayışı: Hititlerin panteonu binlerce tanrı ve tanrıça içerir ve bu tanrılar diğer kavimlerin dinlerinden benimsenmiştir. Merkezi yönetim: Hititler, şehir devletleri halinde yaşamış olsalar da merkezi bir yönetim kurmuşlardır. Tarih yazıcılığı: Anal adı verilen günlüklerde tarafsız bir tarih yazıcılığı yapmışlardır. Bilimsel ve sanatsal gelişmeler: Bilimsel açıdan ilerlemeler kaydetmiş, sanat açısından ise tanrı kabartmaları ve heykeller gibi eserler bırakmışlardır. Kadeş Antlaşması: Tarihte bilinen ilk yazılı antlaşma olan Kadeş Antlaşması'nı Mısır ile imzalamışlardır. Medeni kanun: Resmi nikahların yapıldığı ve aile hukukunun düzenlendiği bir medeni kanun örneği oluşturmuşlardır. Savaş arabaları: Savaşlarda savaş arabaları kullanmışlardır.
Hitit hazinesi, farklı bölgelerde yapılan arkeolojik kazılarda bulunmuştur: Alacahöyük: Çorum'da bulunan bu höyükte, M.Ö. 2500'lü yıllara tarihlenen 13 kral mezarı keşfedilmiş ve bu mezarlardan altın, gümüş, elektron ve bronzdan yapılmış paha biçilmez eserler çıkmıştır. Kayalıpınar (Samuha): Sivas'ın Yıldızeli ilçesinde yapılan kazılarda, Hitit Kralı III. Hattuşili’nin ailesine ait mühürler ve dini içerikli tabletler bulunmuştur. Ayrıca, Hattuşaş (Boğazkale) antik kentinde yapılan kazılarda da Hitit dönemine ait yazılı tabletler ve diğer eserler bulunmuştur.
Hititler, Tunç Çağı'nda Anadolu, Levant ve Kıbrıs'ta varlık göstermiş bir halktır. Hititler, aynı zamanda Etiler olarak da anılmıştır.
Evet, Hititler ve Etiler aynı devlettir. Hititler veya diğer adıyla Etiler, Tunç Çağı'nda Anadolu, Levant ve Kıbrıs'ta varlık göstermiş bir halktır.
Hitit sanatı, çeşitli uygarlıklardan etkilenmiştir: Mısır ve Kuzey Suriye kültürleri. Assur Ticaret Kolonileri Çağı. Hititler, aynı zamanda, kendilerinden önceki kültürlere ait mirası ve çağdaşları olan komşularındaki yenilikleri kısa sürede benimseyip bunları başarıyla uyarlamışlardır.
Hitit İmparatorluğu'nun yok oluşunda tek bir sebep değil, çeşitli faktörler etkili olmuştur. Bu faktörlerden bazıları şunlardır: İç siyasi karışıklıklar ve taht mücadeleleri. Dış saldırılar. Ekonomik kriz ve ticaretin çökmesi. İklim değişiklikleri ve kuraklık. Ayrıca, Hitit Krallığı’nın bölünmesi ve küçük krallıkların ortaya çıkması da imparatorluğun çöküşünü hızlandırmıştır.
Hitit, MÖ XX-XII yüzyıllar arasında Anadolu'da, XII-VIII yüzyıllar arasında Hatay ve Kuzey Suriye'de devletler kurmuş olan eski bir ulusun adıdır. Fransızca "Hittite" kelimesinden türetilmiştir. Hititler ayrıca kendine "Nesili" veya "Neşalılar" da demişlerdir. Hitit kelimesi, 19. yüzyıl arkeologlarının, Hattuşa halkını İncil'de bahsedilen Hititler ile ilişkilendirmelerinden sonra kullanılmaya başlanmıştır.
Ekonomi